“Türk Milleti” zekidir.
Çalışkan olduğu ile alakalı ciddi tereddütlerimiz olsa da muhakkak ki zekidir. Olaylara değişik pencerelerden bakabilmemiz, şüpheciliğimiz ve görünende görünmeyeni arama arzumuz da bundandır. Mesela 11 Eylül saldırılarının Amerikan işi (inside job) olabileceğini düşünmemiz, 2. Irak Savaşı’nın nükleer tehlikeden değil de petrol sevdasından çıkarıldığına emin olmamız hatta sarı kart gören bir futbolcunun iki hafta sonra oynanacak derbi maçında oynayabilmek adına bilerek kart gördüğünü sonradan değil de en baştan idrak etmemiz hep bundan.
Zeki ve hızlı düşünen bir milletiz. Bu da bizi tüm olaylarda sebep-sonuç ilişkisi aramaya itiyor. Her zeki insanın yapacağı gibi biz de olaylarda mantık zinciri arıyoruz. Diğer milletlerden en önemli farkımız ise bunu materyalist gözlükleri çıkararak yapabiliyor olmamız. Zeki olduğumuz kadar Müslüman olmamızın bir sonucu bu. Mevcut hadiselerin hiç birinin O’nun izni olmadan olamayacağını da yine çok küçük yaşlardan bildiğimiz için mühim olaylardan sonra muhakkak o olayın olmasında İlahi bir sebep ararız. Mesela Filistin’in bunca çileyi çekmesinin sebebi zamanında Dedelerimize yaptığı ihanettir, bizce. İsrail’in bunca zulmü ise gelecekte çekeceği sıkıntı ve zorluklar için zincirin bir önceki halkasıdır yani gelecekte yaşanacak sonucun şimdiki zamanda gerçekleşen sebebidir.
İş başkalarının kaderi hakkında ahkam keseye gelince rahatlıkla aklımıza eseni konuşabiliyoruz. Belki de bu yorumların tamamı doğru ama bu düşünce sisteminin sakat olan tarafı ikinci yarısı : Mesele bizim ile alakalı olunca neden böyle düşünemediğimiz !!!
Kurtuluş Savaşı ile alakalı olarak Üstad der ki: Yıllarca kılmadığımız namazlar için Allah bizi günlerce ve yirmi dört saat boyunca cephede yatırdı kaldırdı tabiri caizse kılmadığımız namazları bize savaşla kıldırdı. Bir çok alim vardır ki Devlet-i Aliyye’nin yıkılış sebebi olarak toplumda baş gösteren manevi çöküşü işaret eder. İnanan ya da inanmayan olabilir ama kimse bu fikirleri külliyen yabana atamaz. Zaman çarkı içinde vereceğimiz bir çok örnekle bu düşüncenin yadsınamaz olduğunu ispatlayabiliriz.
Bu durumu daha da somutlaştıran ise bilindik bir Hadis-i Şerif’tir : “Zalim Allah’ın kılıcıdır, onunla intikamını alır. Sonra da döner ondan intikamını alır .“ Hadis sahih midir bilinmez ama gerek sistematiği ile gerekse bizim onun sahih olduğuna inanmak istememiz hasebi ile Türk-İslam aleminin yapısına fazlasıyla hitap eden bir hadis.
Şimdi soru şu: Bu mantık çerçevesinde çileyi çeken hep başka milletler midir yoksa bizim başımıza gelenler de bu sistemle açıklanabilir mi?
Üstadın dediği gibi ne zaman ki secdeden uzaklaştık cezasını çektik, ne zaman ki biz bize zulmettik Allah’ ta bize zulmetti. Bunları sadece içinde bulunduğumuz müşkile (PKK) bir de bu pencereden bakmanız sebebiyle yazıyor ve filmde ki o soluksuz okunacak duayla bitiriyorum;
Ya Rabbi işittik ve itaat ettik, Allah muhakkak işinde galiptir, Görünen ne olursa olsun, kim yenerse yensin, kim yenilirse yenilsin, galip olan hakim olan, yapan ve yaptıran sensin. Ya Rab, sen ki Muhammed Mustafa’ya dahi yenilgi sınavını yaşatansın, sen zulmetmezsin Ya Rabbi. Ya Rabbi inandık ve tasdik ettik zulmeden biziz Ya Rabbi. Senin yolunda kenetlenmeyip benlik hevesiyle ayrı düştüğümüz ve bölündüğümüz için kendimize zulmettik. Biz bize zulmettiğimiz için düşmanda şimdi bize zulmediyor.
Bütün zalimlerden ve senden sana sığındık Ya Rabbi, bizler gafil olduk günahkâr olduk mahkûm olduk mağlup olduk. Kuran ve sünnetin hikmetleriyle uyanmadık. Sen bizleri düşmanın saldırılarıyla uyandırdın. Şimdide lütfet Ya rabbi bize bu saldırıları def edecek güç ve enerji ver. Bilinçli sabır ve sebat ihsan eyle. Ya rabbi bize barış dini İslam’ı getiren kutlu peygamberin hürmetine, onun mecbur kalıp savaştığı zaman titizlikle sadık kaldığı vuruşma hukuk ve ahlakından ayırma Ya rabbi. ÂMİN…
İbrahim…






